Terör yalnızca silahla değil, eğitimdeki adaletsizlikle, istihdamdaki eşitsizlikle, umutsuzlukla büyüdü. Türkiye artık “yeniden başlat” komutuna hazır mı?
Erörsüz Türkiye
Bilgisayarınız hata verdiğinde ne yaparsınız?
Ekranda tanıdık seçenekler belirir:
“Yeniden başlat”, “güncelle”, “hata ayıkla”…
Türkiye’nin de uzun süredir sistemsel bir hatası vardı: Terör.
Bazen donduk, bazen kapandık, bazen hiç açılmadık.
Ama artık antivirüslerimiz güncel, yazılım ekibimiz bilinçli (acaba!)
Hedef: Erörsüz Türkiye.
Peki neydi bu sistem hataları?
Sadece silahlar, bombalar, barikatlar değildi mesele.
Kodların arasına gizlenmiş hatalardı bunlar.
Eğitimde başlayan, adaletsizlikle büyüyen, gençliğin hayallerini çökerten bir arka plan virüsüydü.
Gençlere hayal kuracak alanlar değil, öfkesini kusacağı zeminler bıraktık.
Sınavlarla örülü çocukluklar, gelecek kaygısıyla dolu gençlikler…
Yazılımda “sandbox” vardır — güvenli deneme alanı.
Bizse çocukları doğrudan “çatışma alanına” sürdük.
Sistem bazı güncellemeler aldı.
Geçmiş hatalar silindi.
Ama… unutulmadı.
Unutulmaz da.
Silah bırakma senaryolarıyla dolu yıllardan sonra, aramıza katılmaya hazırlanan, yıllarca düşman bellettirilen kitleler şimdi bizimle aynı sokakta, aynı okulda, aynı hayatta.
Biz artık terörle değil, türküyle uyanmak istiyoruz.
Çocuklarımız sokak aralarında çatışmak yerine çimenlerde futbol oynasın istiyoruz.
Ağacımız, börtü böceğimiz, çocuğumuz, insanımız artık erör vermesin.
Bu ülkenin yazılımı aslında sağlam.
Dilimiz çok, rengimiz bol, tarihimiz derin.
Ama yıllarca yanlış kodlarla çalıştırıldık.
Kimlikler bastırıldı, duygular sakatlandı, umutlar devre dışı bırakıldı.
Şimdi o ayarları düzeltme zamanı.
Yüzleş, özür dile, telafi et komutlarını aktif hale getirme zamanı.
Ve evet, bir kez daha “yeniden başlat” diyelim.
Ama bu kez yalnızca sistemi değil,
Vicdanı,
Adaleti,
Umudu da yükleyerek.
Türkiye artık Erör vermesin.
Verirse de bu, bir yazım hatasından değil, hakikat eksikliğinden olmasın.